Eşlerin ilgisizliği evlilik birliğinin yükümlülüklerine aykırı davranışlardan olup, boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

İlgisizliğe örnek olarak aile ile ilgilenmeme, hastalıkla ilgilenmeme, müdahalelerle ilgilenmeme, evle ilgilenmeme, tedaviyle ilgilenmeme ve temizlikle ilgilenmeme davranışlarında bulunmayı sayabiliriz.

Medeni Kanunda evlilik birliğinin kendilerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmeyen eş, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olacaktır. Aşağıda müvekkillerden gelen soruları Yargıtay kararları çerçevesinde cevaplayarak siz değerli okuyuculara bilgi vermeye çalışacağız.

EVET. Eşlerin çocuklarıyla ilgilenmemesi duygusal şiddete yönelik bir davranış olduğundan boşanma konusu sayılmaktadır.

“…davalının birlik görevlerini yerine getirmediği, çocuğun doğumunda ve sonrasında eşi ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 09.06.2004 tarih, 6492 E., 7486 K.)

EVET. Evlilik birliği kurulduğundan itibaren eşlerin birbirleri ile ilgilenmesi ve ihtiyaçlarını karşılaması gerekmektedir. Aksi davranış duygusal şiddet olarak kabul edileceği için boşanma sebebi sayılacaktır.

“…kocanın eşine şiddet uyguladığı birlik görevlerini yerine getirmediği, hamile eşinin doğumu ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 14.03.2007 tarih, 16079 E., 4039 K.)

EVET. Taraflardan birinin diğerini arabasına almaması eşine ilgisizliğinin bir kanıtı olacaktır. Dolayısıyla evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet verecek ve boşanma sebebi sayılacaktır.

“…davalı ve davacı aynı okulda öğretmendir. Eşini özel otomobiline almayıp onun dolmuşla okula gitmesine neden olan, okul bahçesinde kayınpederine şiddet uygulayan davalı koca daha ağır kusurludur. Davacının(kadın) davasının kabulü gerekirken reddi isabetsizdir…” (2.HD., 19.06.2006 tarih, 2875 E., 9667 K.)

EVET. Tarafların birbiri ile ilgilenmemesi duygusal şiddet sayıldığından, hamilelikte eş ile ilgilenmemek Yargıtay İçtihatları çerçevesinde bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, hamile olan eşini yalnız bıraktığı ve evden kovduğu, doğumda ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gerçekleşmiştir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 10.10.2008 tarih, 13197 E., 13039 K.)

EVET. Eşin diğerini atandığı yere götürmemesi ilgisizliğinin bir kanıtı sayıldığından bu husus Yargıtayca kabul görmüş bir boşanma sebebidir.

“…mahkemece eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kadının eşini istemediğini, boşanacağını söylediği ve eşyalarını alarak evden ayrıldığı gerçekleşmiş ise de davalı-davacı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, eşini ve ailesini tayin olduğu yere götürmediği ve boşanacağını söyleyip tehdit ettiği, eşine eşya fırlattığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin davalı-davacı kocanın ağır kusurlu davranışları sonucu temelinden sarsıldığının kabulü gerekir…” (2.HD., 10.07.2012 tarih, 2011/10749 E., 2012/19383 K.)

EVET. Eşlerin gece hayatına düşkün olması ilgisiz davranışlara örnektir. Yargıtay bu eylemin aile düzenini bozduğunu kabul ederek boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

“…Mahkemece, davalı-davacı(kocanın) tam kusurlu olduğundan bahisle davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-davacı(kocanın) gece hayatına düşkün olup sadakatsiz davranışlar sergilediği, birlik görevlerini yerine getirmediği ve borçlandığı, buna karşılık davacı-davalının(kadının) da eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı davalı kadının az da olsa kusurunun bulunduğu ve kocanın davası yönünden TMK 166/2.madde koşullarının gerçekleştiği nazara alınarak davalı davacı kocanın boşanma davasının da kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir…” (2.HD., 06.11.2014 tarih, 2014/10368 E., 2014/21928 K.)

EVET. Ayrı odalarda yaşamak duygusal şiddete ve eşler arasındaki ilgisizliğe bir örnektir. Dolayısıyla boşanma sebebi olarak kabul edilecektir.

“…davalının TMK152.maddesi gereğince evlilik birliğinin yüklediği görevlerini yerine getirmediği, eşinin beden sağlığını bozduğu, tedavisini yaptırmadığı, yemeklerini ayrı odada yediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (YHGK, 29.11.1995 tarih, 852 E., 1037 K.)

EVET. Eşin hastalık sürecinde ilgilenmemesi manevi yardım yükümlülüğünün ihlali olacağından Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…davalı-davacı kocanın kadının hastalığı ile ilgilenmediği ve evlilik birliğinin kocanın kusurlu davranışları ile temelinden sarsıldığı tanık beyanlarından anlaşılmasına rağmen davacı-davalı kadının davasının reddine dair verilen karar bozmayı gerektirmiştir…” (2.HD., 28.09.2007 tarih, 370 E., 12849 K.)

EVET. Hasta eşle hastanede yatarken ilgilenmemek manevi destekten yoksun bırakma ve ilgisiz davranmaya örnek verilebilir haklı bir boşanma sebebidir. Fakat eşin hastanede yattığından haberi olmayan eşin ilgisizliği boşanma sebebi sayılamayacaktır.

“…davalının eşine değişik yer ve zamanlarda “aptal, salak” gibi sözler söyleyerek hakaret ettiği hastalanıp hastaneye yatan eşiyle ilgilenmediği, davacının kardeşi Oya ve eniştesi Tevfik’in beyanlarından anlaşılmaktadır. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön göz önünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul e yasaya aykırıdır…” (2.HD., 05.10.2004 tarih, 6485 E., 11259 K.)

EVET. Hasta eşin tedavisi ile ilgilenmemek manevi destekten yoksun bırakmaya örnek olup Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…davalının TMK 152.maddesi gereğince evlilik birliğinin yüklediği görevlerini yerine getirmediği, eşinin beden sağlığını bozduğu, tedavisini yaptırmadığı, yemeklerini ayrı odada yediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (YHGK, 29.11.1995 tarih, 852 E., 1037 K.)

EVET. Hasta eşe ilkel tedavi yaptırmak eş ile ilgilenmemeye örnektir. Yargıtay bu hususu boşanma sebebi olarak kabul etmektedir.

“…davalının davacı kadının hastalığı ile ilgilenmeyip tıbbi tedavisini yaptırmayıp bunun yerine üfürükçülere götürüp evde okunmuş su bulundurarak bununla yetin diye evden dışarı çıkarmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 07.05.2002 tarih, 1532 E., 6083 K.)

EVET. Hasta eşin bakımı ile ilgilenmemek eşe karşı ilgisizliğe örnektir. Bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…boşanmaya neden olan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen, felç olan eşin hastalığı ile ilgilenmeyen, evlenmek istediğini söyleyen davacı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmıştır…” (2.HD., 15.05.2008 tarih, 8939 E., 7174 K.)

EVET. Çocuğun hastalığı ile ilgilenmemek duygusal şiddete yönelik bir eylemdir. Bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…davalının, davacı eşini istemediğini söylediği, çocuğunun hastalığı ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 26.09.2006 tarih, 2698 E., 12452 K.)

EVET. Cinsel hayat konusunda eşlerin birbiri ile olan cinsel sadakatsizliğine zemin hazırlaması ve eşi ile ilgilenmemesi cinsel şiddete yönelik bir davranıştır. Bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…davalı kadının başka erkeklerle ilişkiye girerek sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacı kocanın da kadının sadakatsiz davranışına zemin hazırladığı ve evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 21.06.2012 tarih, 2011/21321 E., 2012/17245 K.)

EVET. Hasta iken eşle ilgilenmemek duygusal şiddete yönelik bir davranıştır. Bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın eşinin epilepsi hastalığını bahane ederek geçimsizlik yarattığı, hastalığı nedeni ile eşine destek olmayarak baba evine bıraktığı birlik görevlerini yerine getirmediği ve boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır…” (2.HD., 19.12.2012 tarih, 2012/11291 E., 2012/30834 K.)

EVET. Eşlerin ailelerinin ev düzenine ve evli çifte karışması ve birliklerini bozması duygusal şiddete yönelik bir eylemdir. Bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…taraflar ile beraber yaşayan davalı kocanın annesinin tanıklar huzurunda davacı kadının ailesine 5-6 kez ısrarla “kızınızı alın götürün” demesi üzerine davacı kadının müşterek konuttan ayrılmak zorunda kaldığı sabittir. Davalı kocanın bu duruma göz yumduğu müdahale etmediği, aradan geçen zaman içinde eşini ve çocuğunu arayıp sormadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 17.12.2007 tarih, 3767 E., 17645 K.)

EVET. Eşlerin zorunlu bulunmadığı halde evlerini sık sık terk etmesi duygusal şiddete yönelik bir davranıştır. Bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…davalı kadının kısa süreler içinde sık sık evi terk etmeyi alışkanlık haline getirdiği ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 22.12.2008 tarih, 19257 E., 17635 K.)

EVET. Eşlerin bazı geceler eve gelmemesi, Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…davalının birlik görevlerini yerine getirmediği kumar oynayıp bazı geceler eve gelmediği, karısına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 03.03.2008 tarih, 4352 E., 2677 K.)

EVET. Eşlerin eve geç saatlerde gelmesi Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“…davalı kocanın eve çok geç saatlerde geldiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 13.11.2006 tarih, 18546 E., 15576 K.)

EVET. Eşin eve hiç gelmemesi Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma konusu edilebilecek fiildir.

“…davacının son 2 yıldır evine gelmediği, evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği, bir başka kadınla beraber yaşadığına ilişkin yaygın söylenti bulunduğu, davalının da eşine herkesin içinde ağır hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 22.06.2009 tarih, 9877 E., 12115 K.)

EVET. Bulaşıcı hastalığı olan eşin tedaviden kaçması duygusal şiddete yönelik bir harekettir. Ve bu husus Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…kocanın hastalığının mahiyeti evlilik birliğini çekilmez hale getirir. Öte yandan tedaviden kaçındığı ve kadına bulaştırdığı da anlaşılmaktadır. Kadının ise kusuru tespit edilmemiştir. Kocanın davasının reddi gerekirken her iki davanın kabulü doğru değildir…” (2.HD., 21.05.2002 tarih, 6157 E., 6831 K.)

EVET. Tüp bebek tedavisinden kaçınan eş evlilik birliğini temelinden sarsacaktır ve bu husus boşanma konusu edilebilecek bir fiildir.

“…davalı kocanın tüp bebek tedavisinden kaçındığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 28.02.2008 tarih, 272 E., 2443 K.)

EVET. Yargıtay uygulamasında beden temizliği kurallarına uymamak boşanma sebebi olarak sayılmaktadır.

“…davalının eşini dövdüğü, temizlik kurallarına riayet etmediği birlik görevini yerine getirmediği, başka kadınla ilişkiye girdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 13.01.2010 tarih, 19829 E., 356 K.)

EVET. Yagıtay uygulamasında ev temizliğini yapamama boşanma konusu edilebilecek bir fiildir.

“…davalının birlik görevlerini yerine getirmediği ve temizlik kurallarına uymadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 01.06.2009 tarih, 8184 E., 10393 K.)

Uygulamada görülen, yukarıda da sıraladığımız üzere Yargıtay tarafından kabul görmüş ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan duygusal şiddet içerikli hususlar geçerli birer boşanma sebebi sayılacaktır.

Yazan Av. Koray GÖKOĞLU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir