Eşlerin üvey çocuklarına yönelik koruma, kollama ve bakımını üstlenme yükümlülükleri bulunmaktadır.

Yani eşler öz çocuklarına nasıl davranmalı ise üvey çocuklarına da aynı derecede özen ve ihtimamı gösterme zorunluluğundadır.

“Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.

Kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder. (MK. m.338)”

Eşlerden biri, üvey çocuğa karşı herhangi bir şiddet(psikolojik, fiziksel, cinsel, ekonomik) uyguladığı takdirde bu durum boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.    

Medeni Kanun’da hüküm altına alınmış ve üvey evlada gereken ilgi ile özeni göstermeyen eş, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olacaktır. Aşağıda müvekkillerden gelen soruları Yargıtay kararları çerçevesinde cevaplayarak siz değerli okuyuculara bilgi vermeye çalışacağız.

EVET. Yargıtay üvey çocuğa yapılan hakaretin duygusal şiddete yönelik bir eylem olduğunu ve boşanma sebebi olarak kabul edileceğini hüküm altına almıştır.

“… kadının da, taraflarla birlikte kalan, kocasının ilk eşinden olma ergin olmayan kızına ağır hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasına ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” (2.HD., 04.02.2008 tarih, 4041E., 892K.)

“…kadının, davacı kocanın ilk eşinden olan çocuklarına kötü davrandığı, eşine ve üvey kızı Gizem’e ağır hakaretlerde bulunduğu, davacı kocanın ise eşini baba evine bıraktığı ve arayıp sormadığı, o halde birinin kusurunu diğerine üstün tutmanın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” (2.HD., 21.07.2009 tarih, 12329E., 14602K.)

EVET. Yargıtay içtihatları çerçevesinde üvey çocuğa hakaret edilmesine seyirci kalmak da boşanma sebebi olarak sayılmıştır.

“…davacı- davalı kocanın davalı-davacı kadının ergin olmayan çocuğuna özen ve ilgi göstermediği onu istemediği, ailesinin bu çocuğa piç demesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” (2.HD., 31.01.2008 tarih, 8706E., 699K.)

EVET. Yargıtay bu konuda da üvey çocuğa karşı olan hassasiyetlerini korumuş ve bu şekilde bir söylemi boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

“…davacının, davalının ilk eşinden olma kızını istemediği, onu rakip olarak gördüğü, bu çocuğa anne sevgi ve şefkati göstermediği, çocuğun devamlı olarak babaannesinin yanında kaldığı, davacının da babasının ameliyatı nedeniyle baba evinde bulunan davacıya telefon açarak davacıyı istemediğini, onu beğenmediğini söylediği ve bir süre sonra da davacıya ait eşyaları gönderdiği durumda, boşanmaya sebep olan hadiselerde tarafların ikisi de kusurludur. Birinin kusurunu diğerinin kusurundan baskın kabul etmek mümkün değildir.” (2.HD., 17.05.2004 tarih, 5558E., 6378K.)

EVET. Eşlerin üvey çocuklarına özen ve ilgi göstermemesi duygusal şiddete yönelik bir davranış olduğundan boşanma konusu davranışlardandır.

“…davalının davacıya pezevenk, seni istemiyorum dediği, davacının ilk eşinden olan çocuklarına da bakmadığı, davacının da kapının kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” (2.HD., 23.02.2004 tarih, 1374E., 2113K.)

“… tanıklar davacı kadının yedi yaşındaki üvey çocuğunu, babası evde olmadığı zaman hatta soğuk havalarda aç ve perişan halde sokakta bıraktığını, eve almadığını, çocuğun komşular tarafından karnının doyurulduğunu, söyledikleri gibi davalının kocasını küçük görüp hakaret de ettiğini ilâve etmişlerdir. Bir kimsenin evladına karşı bu şekilde muamele yapıldığını duyması, karşılıklı saygı ve sevgi bağlarının tamamen sarsılmasını ve yok olmasını… gerektiren hallerdendir…” (2. HD., 17.05.2004 tarih, 5558 E., 6378 K.)

EVET. Eşlerin üvey çocuklarını dövmeleri de fiziksel şiddete yönelik bir fiildir. Dolayısıyla geçerli bir boşanma sebebidir.

“…eşinin önceki evliliğinden olan ergin olmayan çocuklarına sürekli şiddet uygulayan davalı kadın da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşit kusurludur.” (2. HD., 22.09.2008 tarih, 12388 E., 12267 K.)

Uygulamada görülen, yukarıda da sıraladığımız üzere Yargıtay tarafından kabul görmüş ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan üvey çocuğa ilişkin davranışlar geçerli birer boşanma sebebi sayılacaktır.

Yazan Av. Koray GÖKOĞLU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir