Hırsızlık Suçu TCK’nın 141.maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir;

Madde 141 – (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal sayılır.

Suçun maddi unsurları ;

Suçun manevi unsuru ise kasttır. Ancak malın “kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla” bulunduğu yerden alma söz konusu olduğu için, özel kastın varlığı da kabul edilmektedir.

Malın hırsızlık suçundan kaynaklı elde edildiği bilinmekte ise, 141.maddedeki suç değil, 165.maddedeki “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi”nden söz edilecektir.

Hırsızlık suçunda korunan mülkiyettir. Taşınır malın bulunduğu yerden alınması, çoğu kez zilyetlikle ilgili olduğu için, maddede zilyedin rızası olmadan malın bulunduğu yerden alınmasından söz edilmiştir. Esasen hırsızlıkta korunan hukuksal yarar, mülkiyetin yanında zilyetliktir.

Bu suçun maddi konusu “taşınır mal” olup, taşınmaz mal parçalara bölünmediği sürece bu suçun konusunu oluşturmaz.

Her gerçek kişi bu suçun faili olabilir.

Taşınır malın zilyedi mağdur olabilir. Zilyet ile malikin aynı kişi olması şart değildir. Zilyetliğin hukuka uygun veya aykırı olmasının önemi yoktur. Çünkü maddede ayrım yapılmaksızın “zilyetten” söz edilmektedir. Bu nedenle, hırsızlık suçunun faili de yeni bir hırsızlık suçunun mağduru olabilir.

Mağdur ancak ve ancak gerçek kişi olabilir. Tüzel kişiler ancak suçtan zarar gören olabilirler.

Ölüler bu suçun mağduru olamazlar. Çünkü ölümle birlikte ölenin malvarlığı mirasçılara geçer. Haliyle zilyetlikten söz edilemeyecektir. Sağ iken mağdur olan kimsenin ölümü halinde, katılma yetkisi mirasçılara geçer.

Teşebbüs-> Teşebbüs, failin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Teşebbüste suçun tamamlanamaması söz konusu olduğundan, tamamlanmış suça oranla cezası daha azdır. Teşebbüste verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir.

Failin, icra hareketlerine başlayıp hırsızlık konusu taşınır malı kendi egemenlik alanına henüz geçirememişse teşebbüsten söz edilir. Burada malın bulunduğu yer önem taşımaktadır. Genel kural taşınır malın/eşyanın bulunduğu ve alındığı yer ev ise evin dışına ve bahçe ise bahçenin, işyeri ise işyerinin dışına çıkarılması ile suçun tamamlanmasıdır.

Ancak malın/eşyanın bu yerlerden alınmakla beraber, failin sürekli bir takibi söz konusu ise, malı kendi egemenlik alanına alması söz konusu olmadığından, bu aşamada yakalanması halinde, suçun teşebbüste kaldığı kabul edilecektir.

Suçun işlenmesi amacıyla icra hareketlerinin tamamlanmasına/malın bulunduğu yerden alınmasına karşın, mal bulunduğu yerden çıkarılamamış ise, yine teşebbüsten söz etmek gerekir. Bu iki örnekten birinde, mal yerinden alındı ancak sürekli takip edilip yakalandığından; diğerinde ise mal bulunduğu yerden dışarı çıkarılamadığından, her iki teşebbüste suçun tamamlanamamasından, hakimin temel cezanın belirlenmesi ve teşebbüs indirim oranının belirlenmesinde kullanacağı gerekçenin farklı olması gerekir.  

Yargıtay içtihatlarında,

1/ Malın bulunduğu yerden alındıktan sora bisikletle olay yerinden 1 kilometre ileride güvenlik görevlilerinin şüphelenmesi üzerine failin yakalanması olayında suçun tamamlandığını,

2/ Failin çaldığı eşyaları kendi hâkimiyet alanına sokamadan polislerce kovalanarak yakalanması olayında eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını,

3/ Takip kesintiye uğradıktan sonra failin yakalanması söz konusu ise tamamlanmış suçtan ceza verileceğini,

4/ Etrafı açık bahçe içerisindeki evin penceresinin açılmaya çalışılmasının teşebbüs olacağını,

5/ Çalınan aracın çamura saplanması üzerine yakalanmada suçun tamamlandığını,

6/ Çalınan malın taşınamayacağının anlaşılması üzerine 150 metre ileride bırakılmasının tamamlanmış suç kabul edileceğini hükme almıştır.

İçtima -> İçtima bakımından bu suç tipinde bir farklılık bulunmamaktadır. Fail aynı mağdura karşı, birden fazla fiille, aynı zamanda hırsızlık suçunu işlerse tek suç sayılır. Aynı mağdura karşı hırsızlık suçunun değişik zamanlarda aynı kast altında işlenmesi halinde, zincirleme suç hükmü uygulanır.

Buna karşın, değişik kişilere ait taşınırların alınması halinde, mağdur sayısınca suç oluşur. Ancak, bir fiille birden fazla mağdura ait malların aynı anda alınması halinde zincirleme suç hükmü uygulanır.

İştirak -> Bu suça iştirak mümkündür.

Fail gerçekte hırsızlık suçunu işlemek amacıyla bir yere gitmiş ve suçun icra hareketlerini gerçekleştirmekten vazgeçmiş yahut icra hareketlerini başlatmamış ise, ne suç ne de teşebbüsten söz edilebilir. Bu halde gönüllü vazgeçme söz konusu olacaktır.

Ayrıca fail icra hareketine başlamakla beraber, dıştan bir etken olmaksızın kendi özgür iradesiyle, kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.

TCK’nın 141/1.maddesinde hırsızlık suçunun işlenmesi suçundan soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmamaktadır. Öte yandan hırsızlık suçu için soruşturma ve kovuşturma yapılması sadece aşağıda sayılan hallerde şikâyete bağlıdır.

Bu suçta uzlaşma hükmünün uygulanması mümkündür. Fakat bu suç uzlaşma kapsamında olmayan bir suçla birlikte işlenirse uzlaşma hükümleri uygulanmayacaktır.  

Bu suça ilişkin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Cezanın Ertelenmesi kurumlarının uygulanması da mümkündür. 

Bu suçun soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Hırsızlık suçu ile ilgili şahsi cezasızlık halleri de mümkündür (TCK 167/1.mad). Suça ilişkin şahsi cezasızlık halleri şunlardır;

suçu işleyen akraba aleyhine ceza verilemez.

Hırsızlık suçu hükümleri arasında akrabalık ilişkileri de bir ceza indirimi nedeni olarak düzenlenmiştir. Buna göre;

Av. Koray GÖKOĞLU
Ostim Avukat

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir